2 Haziran 2012 Cumartesi



yanılgı biz insanlar için, kelebekler bu savaşa dahil değil


İçimi açtım sana. 
İçini açmak için."
Birhan Keskin

Zamanı bilmiyorum, asırlar önce olmalı. Bambaşka bir gezegendeyiz. Ne yapıyoruz, nasıl yaşıyoruz hiçbir fikrim yok. Fotosentez yapıp günün belirli saatlerinde yüzümüzü güneşe dönüyor olmamız muhtemel.

Kim bilir kaçıncı hayatımız. Dünyaya düşüyoruz sonra. O benden daha sonra. Sonra sonra, çok sonra. Buluyor beni. Ya da ben onu buluyorum. Bilmiyorum. Bu konuda aklım biraz karışık.

Gezenti olmayagörsün insan, önceki hayatımda bitki olduğumdan mıdır nedir, gidişler üzerine kurmuşum yaşamı, onunla karşılaşmadan evvel. Bir gün çıkıp geliyor, giderayak yakalıyor elimden. Gitme demiyor, ‘’o ülke çok yağmurlu, ben güneş toplarım senin için’’ diyor. İnsan olan gider mi? Gidiyorum. Ama o kızmıyor. Güneşler topluyor eteklerinde. ‘’Orada çatılar çok sivri, gökyüzünü deliyor, ondan yağıyor onca yağmur’’ diyor. Okyanus ötelerinden, yollarda dolaşan kırmızı etekli kadınları gösteriyor bana. Ciddiyim. Nasıl başarıyor çözemiyorum, ama yapıyor. Şiirler yazıyor, görseniz yine yan yana ayçiçeği olmayı dilersiniz. Diliyorum.

17 oldu bir saat önce. İçinde dünyalar barındıran o bakışlar tam 17 yaşında şimdi. 17 güneş var eteklerinde artık. Ve binlerce düş avuçlarında. Nasıl taşıyabildiğini hiç sormadım. Görseniz siz de sormazdınız. İnanın.




Şu dünya işleri bir bitsin, kelebek olacağız bundan sonraki gezegende. Bunu konuşmadık henüz ama biliyorum. O da biliyor.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder