o renksiz başıboş atmosferin ‘’ülkem’’ kısmına geçmek için pasaport kontrol noktasına ilerliyorum. Önce gözleriyle şöyle bir kontrol ediyor, görevli. ‘’ne kadarım Türk kalmış’’ yazmıyor pasaportta, böyle anlaması lazım. Anlıyor mu bilmiyorum. Söylemiyor.
Pasaportumu uzatıyorum, sayfaları karıştırmaya başlıyor. Sorular soruyor evirip çevirdiği defter parçasına bakmadan. Okulumla ilgili, eski okulumla ilgili, eski eski okulumla ilgili. Pasaportla ilgisiz.
Yetki bende, diyor, sözcük kullanmadan. İstediğimi sorarım. Ve istediğim gibi de bakarım. Yetkilerim dahilindedir ülkeye ayak basar basmaz hatılratmak sana, burada kadın olduğunu. Burada kadın olmanın ne demek olduğunu.
İnanmış buna, inanıyor, inanacak. Ben de inanıyorum.
Böyle başlıyor gün. Böyle başlıyor dört ay sonra ülkeye dönüş.
İstanbul boğazıma diziliyor.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder